DAVID WHITEHOUSE / YATAK
‘‘Hiçbir şey yapmamak, bazen her şeyi değiştirir.”
” Hayatta başına gelen tüm önemli olaylara ait bir fotoğrafın olduğunu düşün” dedi babam. “İlk çocuğun. Düğünün. Bir akrabanın ölümü. İlk işin. Bir araba kazası. Hastalandığın gün. Bir yarışmayı kazandığın gece. Bir yarışı kaybettiğin gün. Hepsinin…”
“Onları cebinde taşıdığını düşün. Fotoğraftaki olayın önemine göre fotoğrafın ağırlaştığını ya da hafiflediğini düşün. Fotoğraf ne kadar ağırsa, olay o kadar önemli. Sonunda bazı fotoğraflar o kadar hafifliyor ki, sen daha onlara artık hiç bakmadığını fark bile edemeden cebinden düşüp sonsuza dek yok oluyorlar. Ama bir fotoğraf, yalnızca bir tanesi, ağırlaşmaya devam edecek ve sen onu hiç ama hiçbir zaman kaybetmeyeceksin. Bir tanesi hep sende kalacak ve ağırlaşıp üzerine o kadar çok yüklenecek ki, onu düşündüğünde sanki kalbin yerlerde sürükleniyormuş gibi hissedeceksin. Ve onu bir daha yerden kaldıramayacaksın. İşte yaşlanmak böyle bir şey. ”
Yatak , Mal Ede adındaki bir gencin 25 yaşında yatağa girip, yirmi yıl boyunca hiç çıkmamasını anlatıyor . Mal bu eylemi her ne kadar hayatın sıradanlığından kurtulmak için yapsa da , sonunda dünyanın en şişman insanı olup herkesin ilgi odağı oluyor.
” İnsana mucizevi bir kalp verip, sonra da onu milyonlarca ufak parçaya ayıran bu şey, hayat mıydı?
Beklemeniz söylenen hiçbir şeyin gerçekleşmemesi? Eğer hayat buysa, yataktan çıkmaya değer miydi?”
Malcolm yataktan çıkmayı red ederken ailesinin nasıl etkilendiği , medya ve insanların merakını nasıl üzerine çektiği kardeşi tarafından anlatılıyor okuyucuya.
Günümüzde de insanlar görünür olmak için daha farklı ne yapabilirim diyerek , özellikle sosyal medyada giderek daha dikkat çekici farklı davranışlara yönelmiyor mu?
“ne kadar sıra dışıysan, o kadar fark edilirsin” mi? gerçekten?
Kitapta “hiçbir şey yapmamanın” bile bir anlam taşıyabileceği ama bunun bedelini yalnızca kendin değil, çevresindekilerin de ödediği yalın olduğu kadar monoton bir şekilde anlatılıyor. Oldukça tuhaf ve duygusal olduğunu söyleyebilirim.
”Sonunda en ağır fotoğraf hangisiyse, ardında bıraktığın şey, yani mirasın da odur. Burada sorulması gereken soru, onu değiştirecek vaktin var mı? Ya da ağır bir fotoğrafa sahip olmaktan kaçınmalı mısın?”
İyi okumalar.
Hayatınızdan kitaplar hiç eksik olmasın.


Bir yanıt yazın