MARTA WELLS – KATİLBOT GÜNLÜKLERİ
Marta Wells’in Hugo, Nebula ve Locus Ödüllü bilim kurgu serisi:
1. Kitabı: Tüm Sistemler Çöktü
2.Kitabı: Yapay Koşullanma
3.Kitabı: Kaçak Protokol
4.Kitabı: Çıkış Stratejisi
5.Kitabı: Şebeke Etkisi
6.Kitabı: Kaçak Telemetri’ den oluşuyor.
Yazarın 2017 yılında yayımladığı kısa roman serisi Katilbot Günlükleri’nin ilk kitabı olan Tüm Sistemler Çöktü:
uzay araştırmalarının kurumsallaştığı, araştırmalarda kullanılacak tüm malzemelerin de “şirket”ten kiralandığı bir gelecekte geçiyor .
Araştırmacı insanlar ayrıca güvenliklerini sağlaması için kiraladıkları araştırma cihazları ve uzay gemisi ile birlikte Güvenlik Birim Androide de kiralıyorlar.
İşte bizim ana karakterimiz de kendine “Katilbot” diyen ve kendi idari modulünü hacklediği için bilinç kazanmış yarı insan yarı robot bir GüvBirim Androidi.
İnsanlardan çekinen, dikkatleri üzerine çekmek istemeyen Katilbot’un tek yapmak istediği görevini başarıyla yerine getirip insanların onu rahat bırakması.
Ancak bu o kadar da kolay görünmüyor….
İkinci kitapta , karanlık geçmişi nedeniyle kendine Katilbot diyen robotumuz geçmişi ile ilgili hafızasındaki belirsizlikleri yok etmek için yeni bir maceraya atılıyor.
Üçüncü Kitapta, Bilimkurgunun en sevilen yapay zekâsı yine iş başında.
Alaşağı edilmesi mümkün olmayan GrayCris şirketine açılan dava zora girmiş ama daha da önemlisi yetkililer Dr. Mensah’ın GüvBirim’inin nerede olduğuna dair daha fazla soru sormaya başlamıştı.
İnsansı androidimiz maceradan maceraya koşmak zorunda kalıyor olsa da sadece yalnız kalmak istiyordu…. insanlardan, gündelik konuşmalardan ve sorulardan uzakta. Katilbot bu soruların ortadan kalkmasını istiyordu.
Dördüncü Kitapta ise, Katilbot umursamaya programlanmamıştı; öyleyse bugüne dek ona değer vermiş tek insana yardım etmeye karar vermesi, kodunda bir hata olması dışında başka nasıl açıklanabilir ki?
Kendi kanlı geçmişinin sırlarını gün yüzüne çıkarmak için galaksiyi boydan boya kat eden Katilbot, aynı zamanda GrayCris hakkındaki korkunç gerçekleri de öğrenmişti. Şimdiyse, GrayCris’in daha fazla can almasını engellemeye çabalayan Dr. Mensah’a yardım etmek için geri dönüyor.
Serinin Beşinci Kitabı ve ilk romanı Şebeke Etkisi’nde ,
“ASLINA BAKILIRSA KAFAMIN İÇİNDE YAPAYALNIZIM VE SORUNLARIMIN YÜZDE 90 KÜSURU ORADA.”
Kendine Katilbot diyor ama sadece kimsenin duymayacağı zamanlarda. Zaten bunu başka biri duysa komik bulmaz. Sorun da değil çünkü insanlarla ilişkisinin tamamen profesyonel bir ilişki olduğunu düşünüyor.
İnsan ortakları (arkadaş değil, kesinlikle arkadaş falan değil) yakalandığında ve eskiden tanıdığı kesinlikle arkadaşı olmayan biri onun acil yardımına ihtiyaç duyduğunda Katilbot sert bir aksiyona atılacak.
Hem de bu sefer kendi rızasıyla!
Ancak kaçak bir robota kim inanır ki?
Ve Serinin Altıncı Kitabında , Preservation İstasyonu’nda bir ceset bulunduğunda Katilbot, cesedin (eskiden) kim olduğunu, nasıl (bu en azından nispeten kolay olmalı) ve neden (çünku görünüşe göre bu birçok insan için önemli – kim tahmin ederdi ki) öldürüldüğünü çözmelerinde İstasyon Güvenliği’ne yardım etmesi gerekeceğini biliyordu.
Evet, inanılmaz bir şey gerçekleşmek üzere:
Katilbot insanlarla kendi rızasıyla konuşmak zorunda!
Katilbot’a bayılacaksınız.
Kısa, Sıkılmadan keyifle okunabilecek bir bilim kurgu romanı.
İyi okumalar.
Hayatınızdan kitaplar hiç eksik olmasın.


Bir yanıt yazın