FREIDA McFADDEN / HİZMETÇİ
(1964’te Kitty Genovese adında bir kadın öldürülmüştü.
Kitty yirmi sekiz yaşında bir barmendi. Sabaha karşı üç sularında Queens’teki evinden otuz metre ötede tecavüze uğramış ve bıçaklanmıştı. Yardım istemişti fakat çoğu komşusu çığlıklarını duymasına rağmen kimse imdadına koşmamıştı. Winston Moseley isimli saldırgan, onu on dakikalığına yalnız bıraktıktan sonra geri dönüp birkaç kez daha bıçaklamış ve elli dolarını çalmıştı. Kadın aldığı bıçak yaraları neticesinde oracıkta can vermişti.
“Kitty Genovese otuz sekiz kişinin gözü önünde tecavüze uğrayıp öldürüldü,” dedi Profesör Kindred sınıfa doğru. “Otuz sekiz kişi onun saldırıya uğradığını gördü ama içlerinden biri bile yardımına koşmadı, biri bile polisi aramadı.”)
Freida McFadden’in Hizmetçi serisi üç kitaptan oluşuyor. Üç kitap da ana karakterimiz aynı (Millie) ile ilgili olup farklı olayları ele aldığından üçünü birarada değerlendirmeye karar verdim.
İlk olarak diyebilirim ki , kitabın anlatımı oldukça basit , akıcı ve sürükleyici, ters köşelerle dolu, elinizden bırakamayıp bir solukta bitirebileceğiniz bir psikolojik gerilim kitabı.
Okuma listesine alacaklar için iyi okumalar.
Şartlı tahliyesi devam eden sabıka kaydı bulunan Millie tek malvarlığı olan arabasında yaşamaktadır. Tek istediği ise kendine ait yatacak banyolu bir eve çıkmak. Fakat karanlık geçmişi çalışırken de onu yalnız bırakmıyor. Her ne kadar çalıştığı yerlerde tekrar hüküm giymemek için alttan alsa da onunda kabullenemeyeceği sınırları var.
Serinin ilk kitabı Hizmetçi de;
– Geçmişi karanlık bir kadın olan Millie’nin zengin bir ailenin evinde hizmetçi olarak işe başlamasıyla başlıyor. Başta her şey normal görünse de, evin içinde normal olmayan davranışlar sizi beklenmedik olaylara sürüklüyor.
”Nina Winchester zarif, manikürlü eliyle elimi sıkarak, “Aileye hoş geldin,” dedi. Kibarca gülümseyip mermer hole göz gezdirdim. Burada çalışmak, yeni bir başlangıç yapmak için son şansımdı. İstediğim kılığa bürünebilirdim. Ama çok geçmeden Winchesterların sırlarının benimkinden çok daha karanlık olduğunu öğrenecektim.
Her gün Winchesterların evini baştan sona temizliyor, kızlarını okuldan alıyordum. Onlara leziz yemekler yapıyor, sonra en üst kattaki odama çıkıp yemeğimi tek başıma yiyordum. Nina’nın sırf beni temizlik yaparken izlemek için evi dağıtıp durmasına, kendi kızı hakkında tuhaf yalanlar söylemesine ve kocası Andrew’un her gün biraz daha çökmesine aldırış etmemeye çalışıyordum… Ama Andrew’un keder dolu kahverengi gözlerine baktıkça Nina’nın yerinde olmanın nasıl bir şey olacağını düşünmeden edemiyordum. Elbise dolabı, lüks arabası, mükemmel kocası…
Bir keresinde nasıl duracağını görmek için Nina’nın bembeyaz elbiselerinden birini giydim. Çok geçmeden bunu öğrendi ve tavan arasındaki odamın sadece dışarıdan kilitlendiğini fark ettiğimde artık çok geçti. Ama kendimi sakinleştirdim: Winchesterlar beni tanımıyorlardı. Neler yapabileceğimi bilmiyorlardı…”
Serinin ikinci kitabı Hizmetçinin Sırrı‘n da;
Şartlı tahliyesi devam eden Millie, bu kez başka bir ailenin yanında hizmetçiliğe başlar .
”Misafir odasına girme.” Parmak uçlarıyla kapıya dokunurken Douglas Garrick’in yüzü gölgelendi. “Karım… çok hasta.” Muhteşem çatı katı dairelerini gezmeye devam etsek de kapalı kapının ardındaki kadın hakkında içime korkunç bir his dolmuştu. Fakat bu işi kaybetmeyi göze alamazdım, en karanlık sırrımı güvende tutmak istiyorsam olmazdı.
Geçmişim hakkında sorular sormayan bir işveren bulmak çok zordu. Bu yüzden Garrickler mucizevi biçimde beni şehir manzaralı çatı katı evlerini temizlemek ve ışıl ışıl mutfaklarında yemek yapmak üzere işe aldıklarında şansıma şükrettim.
Bir müddet orada çalışabilir, istediğimi elde edene kadar sessiz kalabilirdim.
Neredeyse mükemmeldi. Fakat girmemin yasak olduğu misafir odasının içini hiç görmemiştim. Bayan Garrick’le hâlâ tanışamamıştım. Ağladığını duyduğumdan emindim. Çamaşırları yıkarken beyaz geceliklerinin yakasında kan lekeleri buluyordum. Bir gün dayanamayıp kapısını tıklattım. Kapı usulca aralandığında gördüklerim her şeyi değiştirdi…
Douglas Garrick yanlış yapmıştı ve şimdi bu yanlışın bedelini ödeyecekti.”
Serinin üçüncü kitabı Hizmetçi İzliyor‘ da;
Artık Millie’ nin şartlı tahliyesi bitmiş , her zaman olmak istediği Sosyal Hizmetler görevlisi olmuş , ve hayallerindeki büyük bir eve kavuşmuştu.
“Siz yeni komşularımız olmalısınız!” Bayan Lowell beyaz çitin ardından bize el salladı. Kızımın elini tutup ona gülümsedim fakat kocamı görür görmez Bayan Lowell’ın yüzünde tuhaf bir ifade belirdi. O anda bir karar verdim. Nihayet kendimize ait bir evimiz olmuştu. Geçmişim geçmişte kalmıştı. Orada kalmaya devam etmesi için her şeyi yapmaya hazırdım…
Eskiden başkalarının evlerini temizlerdim, şimdiyse bu evin bana ait olduğuna inanamıyordum. Göz alıcı mutfak, sakin çıkmaz sokak, çocuklarımın gönüllerince oynayabilecekleri arka bahçe… Kocam ve ben çocuklarımıza hak ettikleri hayatı verebilmek için yıllarca para biriktirmiştik.
Bayan Lowell’dan pek hoşlanmadıysam da bizi yemeğe davet ettiğinde bunu yeni mahallemizde arkadaş edinme fırsatı olarak gördüm. Kapıyı bize beyaz önlüğü ve sımsıkı topuzuyla hizmetçisi açtı. Onun yerinde olmanın nasıl bir his olduğunu çok iyi biliyordum.
Ama o buz gibi bakışları içimi ürpertti…
Lowellların hizmetçisi sokağımızdaki tek tuhaflık değildi. Bir silüetin bizi izlediğinden emindim. Kocam geceleri evden çıkıyordu. Ve karşımızdaki evde oturan kadınla tanıştığımda sözleri beni iliklerime kadar ürpertmişti: Komşularına dikkat et.
Ailemi buraya taşıyarak korkunç bir hata mı yapmıştım?
En karanlık sırlarımı arkamda bıraktığımı sanıyordum. Fakat bu sakin banliyö sokağı, şimdiye kadar bulunduğum en tehlikeli yer olabilir miydi?”..
(”2007 yılında, kısa süre önce her biri ortalama yüz dolar eden biletlerle kapalı gişe konser veren Josh Bell isimli ünlü bir kemancı sokak sanatçısı kılığına girmişti. Washington DC’de bir metre istasyonunda üzerinde kot pantolon ve tişörtle. yaklaşık dört milyon dolar değerindeki el yapımı kemanıyla konserinde çaldığı müzikleri çalmıştı.
“Neredeyse kimse durup onu dinlemedi.” diye açıkladı Dr. Kindred öğrencilerle dolu dersliğe. “Hatta çocuklar durduklarında anne babaları onları çekiştirerek uzaklaştırdılar. Bu adam Boston’da kapalı gişe konser verdi ama o gün yalnızca elli kişi keman kutusuna bir dolar bırakmak için durdu.
Söyleyin bakalım, bu durumu nasıl açıklarsınız?”)
Hayatınızdan kitaplar hiç eksik olmasın.


Bir yanıt yazın