FRANK HERBERT / DUNE
”Bir gezegenin asıl serveti onun toprağında yatar.”
Uzak bir gelecekte geçen fantastik bir bilimkurgu romanı olan Dune / Çöl Gezegeni , bildiğimiz bilimkurgulara pek benzemiyor. Felsefe ile harmanlanmış edebiyatın bilim kurgu ile muhteşem birleşimi diyebilirim.
Kitapta; Uzun yıllar sonra evrenin her köşesini kolonileştirmeyi başaran insanoğlu, gezegenleri çeşitli hanedanlar arasında paylaşıyor.
Atreides Hanedanlığınca yönetilen Caladan gezegenin hükümdarı Dük Leto ise, İmparator’un isteği üzerine Caladan’ı terk ederek Arrakis’e göç ediyor.
Hikâye, evrendeki en değerli madde olan “melanj ‘ın : yaşlanmayı geciktirici, zihinsel yeteneği geliştiren hatta geleceği görme yetisi sağladığı iddia edilen bir tür baharat”ın tek kaynağı olan Dune/çöl gezegeni Arrakis de geçiyor.
İmparator, Arrakis’in yönetimini Atreides Hanedanı Dük Leto’ya vererek onları görünmez bir siyasi tuzağa çekiyor aslında.
Dük Leto Atreides, oğlu Paul Atreides ve ailesi ile birlikte Arrakis’e yerleşiyor. Ancak rakip hanedan Harkonnenlar, İmparatorun gizli desteğiyle hanedanlığına saldırıp yok ediyorlar. Bu saldırıda Dük Leto kaçırılıp intihara zorlanıyor. Paul ve annesi Lady Jessica ise çölün derinliklerine kaçarak gezegenin yerli halkı Fremenler tarafından kurtarılıyor.
Doğal su kaynakları olmayan çöl gezegeni Arrakis’in kavurucu iklimi, suyu sıradan bir ihtiyaç olmaktan çıkarıyor kitapta ; onu hem bireysel yaşamın temeli hem de toplumsal düzenin kurucu unsuru hâline getiriyor. Dune’da su, yalnızca bir doğal kaynak değil; yaşamın, kültürün ve gücün merkezinde duran kutsal bir değer , yaşam biçimi aslında.
Çölün yerli halkı Fremenler içinse su çok kutsal, bir insanın bedeninde taşıdığı en değerli emanet gibi. Birinin ardından “suyunu toplamak” diye bir gelenekleri var, böylelikle ölülerinin yaşam özüne duydukları saygıyı ifade ediyorlar. Gözyaşı dökmek bile bir lüks onlar için; çünkü ağlamak, başkasına armağan edilen bir hayat payı.
Fremen kabileleri yüzyıllar sonra Arrakis ‘in yüzeyinin yeşil bitki örtüsüyle kaplanacağını hayal edip suyu saklamayı öğrenmişler. Ayrıca Arrakis kurak çölünde hayatta kalmak için , vücudun tüm nemini geri dönüştüren damıtıcı giysiler kullanıyorlar.
Paul, bu kurak çölde hem zihinsel ve fiziksel eğitimin verildiği Bene Gesserit’in genetik planlarının bir sonucu olarak, hem de Arrakis’in zorlu koşulları sayesinde olağanüstü güçler geliştiriyor. Fremenler ise onu Mesih olarak görüp dış ”dünyadan gelen ses” peygamber, Muad’dib olarak adlandırıyorlar.
Paul yıllarca beklenen Muad’Dib olarak , Arrakis’in ve baharatın kontrolünü ele geçirmek için Fremenler’le birlikte bir isyan başlatıyor. Arrakis’in Dük’ü ve Fremenler in dini lideri olarak hem gezegenin kaderini hem de tüm galaksinin güç dengelerini değiştirecek bir konuma geliyor.
Serinin diğer kitapları oldukça merak uyandırıcı.
İyi okumalar.
Kitaptan alıntılar;
”-Dünya dört şeyin üzerinde durur…”Bilgelerin ilmi, yücelerin adaleti, haklıların duası ve yiğitlerin cesareti.”
‘‘-Dilekler balık olsa hepimiz ağ atardık.”
”-İnsanlar ruhsal kaslarını geliştirmek için zor zamanlara ve sıkıntılara ihtiyaç duyar.’‘
”-Bir gezegenin asıl serveti onun toprağında yatar; önemli olan, medeniyetin temel kaynağı olan tarımın nasıl uygulandığıdır.”
”-İnsan zihni bulunduğu ortama nasıl da uyum sağlıyor,…. Zihin baskı altındayken pozitif veya negatif yöne gidebilir: açılabilir veya kapanabilir. Zihni bir spektrum olarak düşünün; negatif ucunda bilinçsizlik, pozitif ucundaysa hiperbilinç vardır. Zihnin baskı altında hangi yöne gideceğini belirleyen başlıca faktör, kişinin aldığı eğitimdir.”
”-İnsan bilinçaltının derinliklerinde, anlamlı ve mantığa uygun bir evrene duyulan yaygın ihtiyaç yatar. Ama gerçek evren mantığın hep bir adım ötesindedir.”
”-Hayatın sırrı çözülmesi gereken bir problem değil, deneyimlenen bir gerçekliktir.”
”-Bir çocuk veya eğitimsiz, cahil ya da delirmiş bir kişi sorun çıkarırsa bu yetkililerin suçudur; çünkü bu sorunu önceden görüp engellemekte başarısız olmuşlardır.”
”-İnsanoğlu hâlâ yargılanmaktadır; herkes kendi sanık sandalyesinde tek başınadır. Her insan, küçük bir savaştır.”
Hayatınızdan kitaplar hiç eksik olmasın.


Bir yanıt yazın