DAVUT TUNÇBİLEK – 120 GÜN
”İnsanlığını kaybetmiş olanlar insan hakları adına ne yapabilirler?”
19.07.2025 Dalyan – Ortaca / Muğla kitap fuarında tanıştığım yazarın hayatını anlattığı kitaplarından biri 120 gün ,
Yazarımız kitabına, Cumhuriyet tarihimizin en kara günleri olarak tarih sayfasında yer alacağına inandığım 12 Eylül cunta dönemini görmüş ve o dönemim mağduriyetini yaşamış bir yuttaş olarak bu kitabı yazmaya karar verdim diye başlıyor….
12 Eylül’den önce arkadaşıyla bir caddeden geçerken polis tarafından yakalanıp, üzerinde herhangi bir şey bulunmamasına rağmen caddedeki afişleri asmakla suçlanarak karakola götürülen, sonra salıverilen yeni öğretmen olmuş bir genç anlatılıyor . Karakoldan salıverildikten sonra yaşadığı olay gururunu incitse de hayatına devam ediyor. Ancak 12 Eylül’den sonra beklenmedik bir şekilde bu basit suçlamadan dolayı hüküm giyiyor. İlerleyen sayfalar oldukça duygusal olan genç öğretmenin hapse girmeyi beklerken yaşadıklarını, bu haksızlık karşısında hissettiklerini anlatılıyor kitapta..
Aslında bu hikaye yazar tarafından bizzat yaşanmış. Yazar , o dönemin siyasetini günümüzdeki çeşitli yanlışlara da değinerek bir ders niteliğinde anlatmış yakın tarihimizi bizlere . Konu her ne kadar acı gerçeklerle dolu olsa da yazarın akıcı anlatımı nedeniyle hiç sıkılmadan okunabilecek bir kitap.
İyi okumalar.
Kitaptan alıntılar:
”Bir sanatkârın eline aldığı çamuru muhteşem bir sanat eseri haline getirmesi neyse öğretmenlik de oydu benim için.Size teslim edilen körpecik beyinleri sabır ve azimle işleyerek topluma ve ülkeye kazandırmanın hazzını yaşamak mutluluğun en büyüğü olsa gerekti.”
”Güzel günlerinizi düşünün. Ancak böyle gelirsiniz acıların üstesinden.”
”Çaresizlik! En büyük dert. Sana hak etmediğin kötülükleri zorla yaşatıyorlar. Her şey gözünün önünde gelişiyor, ama hiçbir şey yapamıyorsun.”
”Bir tek kişiyi öldüren darağacına, yüzlerce kişinin ölüm emrini verenler yüce makamlara.Bu nasıl bir düzendi?….”
”İçimden keşke sahtekâr,dolandırıcı, ırz düşmanı,hırsız biri olsaydım,diye geçirdim bir an. O zaman belki ülkem benimle gurur duyacaktı.Nasıl bir garabetti bu?Bir devlet gözleri ışıl ışıl yüreği insan ve ülke sevgisiyle dolu bir insanını böylesine cezalandırır mıydı?Bu nasıl bir düzendi? Bir yönetim halkına bu derece düşman olabilir miydi.”
Hayatınızdan kitaplar hiç eksik olmasın.


Bir yanıt yazın